Davranışlarınızdaki ufak bir degişiklik hayatınızı da degiştirebilir, nasıl mı?
Bir ornek verelim.
Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz.
Kızınız, kahve fincanına carpıyor ve bir fincan kahve gomleginizin uzerine dokuluyor.
Biraz once olan bu olay uzerinde hic bir kontrolunuz yok.
Sonradan olacaklar ise sizin davranışlarınıza gore belirlenecek.
Lanet ediyorsunuz.
Kahveyi uzerinize doktugu icin kaba bir şekilde kızınızı azarlıyorsunuz.
Kızınız uzuluyor ve aglamaya başlıyor.
Kızınızı azarladıktan sonra eşinize donuyor ve kahve fincanını masanın kenarına cok yakın
koydugu icin eleştiriyorsunuz.
Bunu kısa bir sozlu tartışma takip ediyor.
Ofkeyle ust kata cıkıyor ve gomleginizi degiştiriyorsunuz.
Aşagıya indiginizde kızınızı, aglamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul icin hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz.
Kızınız otobusu kacırıyor. Eşinizin ise işe gitmek icin hemen cıkması gerekiyor.
Hemen aceleyle arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula bırakmak uzere hareket ediyorsunuz. Gec kaldıgınız icin hızlı gidiyorsunuz ve hız sınırını aştıgınız icin odediginiz trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz.
Kızınız size ” Hoşcakal ” bile demeden binaya koşuyor.
Iş yerinize yirmi dakika gecikmeyle geliyorsunuz ve aceleyle cıktıgınız icin evrak cantasını evde unuttugunuzu anlıyorsunuz.
Kısacası gununuz korkunc bir şekilde başladı!
Devam ettikce kotuleşiyor ve gittikce daha da kotuleşiyor sanıyorsunuz.
Eve gitmeyi dort gozle bekliyorsunuz.
Eve ulaştığınızda ise; eşiniz ve kızınızla olan ilişkilerinizde bir problem yaşıyorsunuz.
Sebebi ise sabahleyin verdiginiz tepkinin icinde saklı!
Neden kotu bir gun gecirdiniz?
A) Kahve sebep oldu
B) Kızınız sebep oldu
C) Polis sebep oldu
D) Siz sebep oldunuz
Cevap ” D ” şıkkı.
Cunku kahvenin dokulmesinde sizin bir kontrolunuz yoktu.
Sizin gununuzun kotu gecmesine o beş saniye icindeki davranışlarınız sebep oldu.
Olabilecek ve olmasi gereken ise soyleydi.
Uzerinize kahve sıcradı. Kızınız aglamak uzere.
Siz nazikce ” Tamam tatlım, bir dahaki sefere biraz daha dikkatli olman gerek ” diyorsunuz. Havluyu kaptıgınız gibi ust kata cıkıyorsunuz. Gomleginizi degiştirip, evrak cantasını aldıktan sonra aşagıya iniyor ve aynı anda pencereden kızınızın otobuse bindigini goruyorsunuz.
Kızınız geri donup size el sallıyor.
Siz ve eşiniz ise gitmek icin birlikte cıkmadan once guzelce vedalaşıyorsunuz.
Işe erken geliyorsunuz ve calışma arkadaşlarınıza neşeli bir şekilde selam veriyorsunuz.
Patronunuz ne kadar guzel bir gunde oldugunuz hakkında konuşuyor.
Simdi farka bakın! Iki farklı senaryo. Ikisi de aynı başladı. Ikisi de farklı bitti.
Neden?
Cunku yuzde 90/10 sırrı inanılmazdır! Ve maalesef cok az insan bunun farkındadır.
Sonuc?
Pek cok insan gereksiz yere stresten, dertlerden, problemlerden ve baş agrısından acı cekmektedir.
Halbuki buradaki sır şudur;
Hayatın %10′u, sizin başınıza gelenlerden oluşur.
Hayatın diger %90′ı ise, sizin bu başınıza gelenlere karşı nasıl tepki verdiginizle ilgilidir.
Insanlar anlamsiz şeyler soyler ve yaparlar.
Insanlar hasta olurlar.
Arabalar bozulurlar. Ucaklar gec kalır ve butun planlarınızı alt ust ederler.
Trafikte bir cok surucu canınızı sıkabilir v.s.
Işte bu % 10′luk kısım tamamen sizin kontrolunuz dışında gercekleşir.
Diger % 90′lık kısım ise farklıdır. Onu siz belirlersiniz.
Nasıl mı? Olaylara yaklaşımınızla ve olaylara nasıl tepki verdiginize baglı olarak.
Bir ornek verelim.
Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz.
Kızınız, kahve fincanına carpıyor ve bir fincan kahve gomleginizin uzerine dokuluyor.
Biraz once olan bu olay uzerinde hic bir kontrolunuz yok.
Sonradan olacaklar ise sizin davranışlarınıza gore belirlenecek.
Lanet ediyorsunuz.
Kahveyi uzerinize doktugu icin kaba bir şekilde kızınızı azarlıyorsunuz.
Kızınız uzuluyor ve aglamaya başlıyor.
Kızınızı azarladıktan sonra eşinize donuyor ve kahve fincanını masanın kenarına cok yakın
koydugu icin eleştiriyorsunuz.
Bunu kısa bir sozlu tartışma takip ediyor.
Ofkeyle ust kata cıkıyor ve gomleginizi degiştiriyorsunuz.
Aşagıya indiginizde kızınızı, aglamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul icin hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz.
Kızınız otobusu kacırıyor. Eşinizin ise işe gitmek icin hemen cıkması gerekiyor.
Hemen aceleyle arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula bırakmak uzere hareket ediyorsunuz. Gec kaldıgınız icin hızlı gidiyorsunuz ve hız sınırını aştıgınız icin odediginiz trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz.
Kızınız size ” Hoşcakal ” bile demeden binaya koşuyor.
Iş yerinize yirmi dakika gecikmeyle geliyorsunuz ve aceleyle cıktıgınız icin evrak cantasını evde unuttugunuzu anlıyorsunuz.
Kısacası gununuz korkunc bir şekilde başladı!
Devam ettikce kotuleşiyor ve gittikce daha da kotuleşiyor sanıyorsunuz.
Eve gitmeyi dort gozle bekliyorsunuz.
Eve ulaştığınızda ise; eşiniz ve kızınızla olan ilişkilerinizde bir problem yaşıyorsunuz.
Sebebi ise sabahleyin verdiginiz tepkinin icinde saklı!
Neden kotu bir gun gecirdiniz?
A) Kahve sebep oldu
B) Kızınız sebep oldu
C) Polis sebep oldu
D) Siz sebep oldunuz
Cevap ” D ” şıkkı.
Cunku kahvenin dokulmesinde sizin bir kontrolunuz yoktu.
Sizin gununuzun kotu gecmesine o beş saniye icindeki davranışlarınız sebep oldu.
Olabilecek ve olmasi gereken ise soyleydi.
Uzerinize kahve sıcradı. Kızınız aglamak uzere.
Siz nazikce ” Tamam tatlım, bir dahaki sefere biraz daha dikkatli olman gerek ” diyorsunuz. Havluyu kaptıgınız gibi ust kata cıkıyorsunuz. Gomleginizi degiştirip, evrak cantasını aldıktan sonra aşagıya iniyor ve aynı anda pencereden kızınızın otobuse bindigini goruyorsunuz.
Kızınız geri donup size el sallıyor.
Siz ve eşiniz ise gitmek icin birlikte cıkmadan once guzelce vedalaşıyorsunuz.
Işe erken geliyorsunuz ve calışma arkadaşlarınıza neşeli bir şekilde selam veriyorsunuz.
Patronunuz ne kadar guzel bir gunde oldugunuz hakkında konuşuyor.
Simdi farka bakın! Iki farklı senaryo. Ikisi de aynı başladı. Ikisi de farklı bitti.
Neden?
Cunku yuzde 90/10 sırrı inanılmazdır! Ve maalesef cok az insan bunun farkındadır.
Sonuc?
Pek cok insan gereksiz yere stresten, dertlerden, problemlerden ve baş agrısından acı cekmektedir.
Halbuki buradaki sır şudur;
Hayatın %10′u, sizin başınıza gelenlerden oluşur.
Hayatın diger %90′ı ise, sizin bu başınıza gelenlere karşı nasıl tepki verdiginizle ilgilidir.
Insanlar anlamsiz şeyler soyler ve yaparlar.
Insanlar hasta olurlar.
Arabalar bozulurlar. Ucaklar gec kalır ve butun planlarınızı alt ust ederler.
Trafikte bir cok surucu canınızı sıkabilir v.s.
Işte bu % 10′luk kısım tamamen sizin kontrolunuz dışında gercekleşir.
Diger % 90′lık kısım ise farklıdır. Onu siz belirlersiniz.
Nasıl mı? Olaylara yaklaşımınızla ve olaylara nasıl tepki verdiginize baglı olarak.
Neva UNAL