GENEL BİLGİLER


Bir gün Şeytan, dünya çapında bir toplantı için tüm dostlarını çağırmış ve açılış konuşmasında demiş ki:
Müslümanların Camilere gitmesini,Kur’an okumalarını ve gerçekleri öğrenmelerini  engelleyemiyoruz.
Allah ve elçisi  ile sağlam ilişkiler kurmalarını da engelleyemiyoruz.
Allah ile bir kere  bağlantı kurduklarında üzerlerindeki gücümüz kırılıyor.
Dostları demiş ki: Gerçekten zor bir durum, peki ne yapalım?
Şeytan demiş ki: Bizim işimiz fitne çıkarmaktır, bunu unutmayınız!
Bırakın Camilere gitsinler. Fakat zamanlarını çalın, böylece Allah ve elçisi  ile bağlantı kuramasınlar..
Dikkatlerini dağıtınız ve hayatın önemsiz ayrıntılarıyla zihinlerini sürekli meşgul ediniz ki; kendi iç seslerini dinleyemesinler!
Ve Müslümanların kulaklarına şunu fısıldayınız: Harca ve borç al..’
Kadınları ve erkekleri uzun saatler boyunca çalışmaları için ikna ediniz !
Hayatlarında boşluk kalmaması için planlar yapınız ki Çocukları ile  bolca zaman geçirmesinler!
Kahvehaneler, doktor muayenehaneleri ve  kafe’lerdeki masaları müstehcen gazete ve dergilerle doldurunuz!
İnternete girenlerinin mailboxlarını junk mailler, sipariş  katalogları, bahisler, çekilişler, promosyon ürünleri ve  boş umutlarla doldurunuz!
Gazete ve TV’leri ince yapılı güzel modellerle doldurunuz ki kocaları dış güzelliğin önemli olduğuna inansınlar ve hanımlarından hoşlanmasınlar!
Kadınların, kocalarıyla ilgilenemeyecek kadar çok yorulmasını sağlayınız!
Eğer kadınlar, erkeklerin ihtiyacı olan sevgiyi veremezlerse, erkekler  bu sevgiyi başka yerlerde arayacaklardır!
İslami dostluklar ve sohbetler yerine, taraftar-parti dostluklarını ve  dedikoduları teşvik ediniz!
Spor ve Futbol, hayatlarının odağı olsun. Sporcu ve Futbolcuların isimlerini çocuklarına ezberletmeyi marifet saysınlar! Ancak İslamın şartlarını merak bile etmesinler!
Kurnazca plan için dostları şeytanı çılgınca alkışlamışlar ve ülkelere dağılırken Müslümanları daha fazla meşgul edeceklerine, telaş içinde oraya buraya koşuşturacaklarına, Allah’a, Elçisine ve ailelerine daha az zaman ayırtacaklarına söz vermişler.
İşte plan bu!
Sizce bu plan başarılı mı?

Geçenlerde Time dergisinde facebook hakkında yayınlanan bir yazı, popüler kültürün gidişatı konusundaki umutsuzluğumu artırdı.
Yazıda facebook boşanmalarından tutun, sitedeki dedikodu ve teşhirciliğin ne boyutlara geldiğini çarpıcı bir şekilde anlatmışlar.
Facebook’tan önce bir ‘hiç’ olanlar, facebook sayesinde ‘birisi’, olmaya başlıyorlar.
Bir insan tuvalet alışkanlığından, seks hayatına kadar hayatının her detayını herkesle paylaşırsa, nasıl hala özel hayatı olabilir?
Hiçbir gizemi olmayan böyle bir insanı çekici ve ilginç bulan var mıdır?
Haberde facebook’un gittikçe artan sayıda üyesi, başkalarının hayatlarının anlamsız detaylarını sürekli takip etmekten sıkılmaya başladıklarından ve vakitlerini nasıl harcadıkları konusundaki rahatsızlıklarından yakınmış…
Bazı üyeler açtıkları sayfaları kapattıkları halde, facebook onların bilgilerini tutmaya devam ediyor.
Ayrıca sitedeki her türlü içeriğin ‘copyright’ına sahip olduğunu açıkladıkları için özel yaşantıları ile ilgili ayrıntılı detayların bu kadar büyük ve görünmez bir kurum tarafından izlendiğini ve toplandığını bilmek üyeleri rahatsız etmeye başlamış.
Bazen takılıp kaldığınız tatminsiz bir yaşantıyı değiştirmek için birinin birşeyi gözününüzün içine sokması gerekir ya, işte sanal hayata bağımlı yaşayan bir okuruma öyle olmuş…
Okurum şöyle bir mail göndermiş:
“Ben facebook bağımlısıydım, her gün iş yerime geldiğimde ilk yaptığım, ateşe düşmüş gibi hemen facebook’u açıp bakmaktı.
Kim ne yazmış, fotoğrafıma ne yorum yapılmış gibi saçma bir girdabın içindeydim.
İşyerinde belki 4-5 saatimi buna harcıyordum.
Geçenlerde sizin yazdığınız bir yazıyı görünce ertesi gün işime geldim, kendi yaptığım 44 videomu, çocukluktan 26 yaşına kadar 1000′e yakın resmi, 321 arkadaşı, (bir bölümü uzaktan tanıdığım insanlar) sildim.
Sonuçta sile sile kaç tane samimi arkadaşın kaldı derseniz çok komik ama üç tane kaldı.
İnanın gel dediğimde gelen, dertleşebileceğim sadece üç tane kaldı.
Gözlerim birkaç gündür rahatladı, kafamdaki uğultu gitti  ve bağımlılıktan kurtuldum. . Sağolun…

Elvan DEMiRKAN/GUNAYDIN

Çocuğunuzun karakteri ve ona nasıl davranmanız gerektiğini, burçlarına göre belirleyebilirsiniz.
Burçların özellikleri ve yetiştirilirken yapılması gerekenler ise şöyle:

OĞLAK:[23 Aralik-20 Ocak]
Çekingen, içine kapalı, kolay kolay gülmeyen bir karaktere sahiptir.
Hislerini anlamak, onu duyduğu güvensizlikten kurtarmak gerekir.
Yildizi=Disiplin temsilcisi SATURN

KOVA:[21 Ocak-19 Subat]
Erken yaşlarda, sizi bilgisi ve başkalarından farklı görüşleriyle şaşırtabilir.
Yapacağı iş veya seçeceği meslek hakkında karar verecek kadar da kafalıdır.
Yildizi=Degisiklik,ani baslangic ve sonuclar temsilcisi URANUS

BALIK:[20 Subat-20 Mart]
Çekingen, mahcup ve utangaçtır.
Anne ve babanın ona büyük sevgi göstermesi, yaşına uygun çocuklarla arkadaşlık etmesini sağlaması gerekir.
Yildizi=Hayaller Yildizi NEPTUN

KOÇ:[21 Mart-20 Nisan]
Koç burcu çocuğu dünyaya gelir gelmez çığlığı basar.
Böylece daha doğduğu andan itibaren ilgiyi üstüne çeker.
Dahi çocukları bu burçtan çıkar.
Yildizi= Cazibe,savas ve ask temsilcisi MARS

BOĞA:[21 Nisan-21 Mayis]
Sessiz ve sakindir. O, bütün boğalar gibi inatçıdır.
Zekasını geliştirmek için güzel resimlerden, çiçeklerden yararlanmalı, merakını tahrik etmelisiniz.
Yildizi= Guzellik,sevgi ve guzel sanatlar temsilcisi VENUS

İKİZLER:[22 Mayis-21 Haziran]
Daha bebekken beşiğinin kenarına tırmanıp dışarıya atlamayı deneyecektir.
Geniş hayal gücü yüzünden yalan da söyleyecektir. Dikkatli olmak gerekir.
Yildizi=Zeka ve hareket temsilcisi MERKUR

YENGEÇ:[22 Haziran-23 Temmuz]
Çok hassas, içli, neşeli, bazen kederli, sevilmeye büyük ihtiyacı olan bir kişiliği vardır.
Ona gereken şefkati gösterir, böylece güven duymasını sağlarsanız kolaylıkla terbiye edip büyütürsünüz.
Yildizi=Hisleri temsil eden AY

ASLAN:[24 Temmuz-23 Agustos]
Cesaretli, başkalarını idare etmeye eğilimli, çok hareketli, gözü pek, cana yakın, konuşkan ve zeki karakterlidir.
Erken çağlarda onu iyi eğitmeniz, doğruyla yanlışı öğretmeniz gerekir.
Yildizi=En ustun gucu temsil eden GUNES

BAŞAK:[24 Agustos-23 Eylul]
Okulda da merakı ve zekası sayesinde başarılıdır.
Daha küçük yaşta paranın değerini anlayan çocuk böylece kendisini derslerine verecektir.
Yildizi=Zeka ve hareket temsilcisi MERKUR

TERAZİ:[24 Eylul-22 Ekim]
Çok yönlü ve epey çekingendir.
Anne ve babanın çok anlayışlı ve sabırlı olması, çocuğun yavaş yavaş mahcupluktan sıyrılmasını sağlar.
Yildizi=Guzellik,sevgi ve guzel sanatlar temsilcisi VENUS

AKREP:[23 Ekim-22 Kasim]
Neşeli, hareketli, enerjik, cana yakın bir kişiliğe sahiptir.
Zekası sayesinde her şeyi çabuk kavrayıp öğrenir. Eğitilmesi de zor değildir.
Yildizi=Cazibe,savas ve ask temsilcisi MARS

YAY:[23 Kasim-22 Aralik]
Neşeli, cana yakın, hareketli ve çok dürüsttür.
O daha çok küçük yaşta farkına varmadan doğru hareket etmesini öğrenir.
Ancak daima güleryüzlü, neşeli olan çocuk, asla emir dinlemez.
Ona ısrar etmek ve onu cezalandırmak hatalıdır.
Yildizi=Nes’e,bolluk ve zenginlik temsilcisi JUPITER

Aksam Gazetesi/24 Mart 2002

1-Doğru zamanlama yapın. En iyi düşünme zamanınızı belirleyin ve en zor beyin çalışmalarınız için o zamanı rezerve edin. Çünki  çoğu yetişkin insan sabahları, çoğu geç insan ise öğleden sonra daha net düşünür.

2-İyi bir eğitim alın fakat abartmayın. Okula gitmenin yaratıcılık üzerinde pozitif bir etkisi vardır. Vardir ama artan bir şekilde gelisen mezuniyete odaklanma durumu bu yaratıcılığı olumsuz etkiler.

3-Not alın: Bir Çin atasözü “en zayıf mürekkep en güçlü hafızadan daha kalıcıdır” der.

4-Günde bir fincan kahve için: Araştırmalar bir fincan kahvede bulunan kafein miktarının konsantre olmanıza yardımcı olacağını gösteriyor. Fakat kaygı ve endişeye  meyilli bir karakteriniz varsa; bu pek bir işe yaramayabilir..

5-Dikkatinizi verin.
Sadece toplantıdan birkaç saniye sonra bir kişinin adını unutuyorsaniz ; problem hafıza değil, konsantrasyondur.  O takdirde bilinçli olarak hafıza bankanıza kendi kendinize yeni bilgi koymanız gerekmektedir.

6-Zekânızı geliştirmek için vücut egzersizi yapın. Uzmanlar, aerobik antrenmanın okul performansından sinir iletim hızına kadar her şeyi geliştirdiğine inanıyorlar. Egzersiz gerçekten yapılmasını mantıklı kılan birçok yarara sahip.

7-Yeni şeyler deneyin. Yaratıcı ve yaratıcı olmayan kişilerin karşılaştırıldığı bir çalışmada temel farkın; birinin yeni şeyler öğrenme konusunda daha açık olduğunu diğerinin ise olmadığını göstermektedir.

8- Dikkat dağılma olayını sonlandırın. Alakasız uyarıcılar tarafından bombardıma tutulursanız, bir yere odaklanmanız çok zor olur. Kesinlikle bir şeyi yapmanız gerekiyorsa ( örneğin bir raporu tamamlama) telefonun fişini çekebilmeli  ve konsantre olabileceğiniz bir yer bulmalısınız.

9-Tutkularınızın peşinden gitmeyi sakın unutmayın! Bir Hollandalı psikolog “satrançın  büyük ustalarını, diger santranç ustalarından neyin ayırdığını bulmaya çalışıyor. Her gruba bir “ IQ, hafıza ve boyutsal akıl yürütme testi” uyguluyor.
Onlar arasında test farklılığı bulamıyor. Halbuki aralarindaki tek fark, büyük ustaların satrançı daha çok sevmeleri, daha tutkulu ve daha çok bağlı olmaları.
Bu nedenle Tutku, yaratıcılığın anahtarı olabilir.

James THORTON

Sabetaycilik, 17.yuzyilda Izmir ve cevresinde ortaya cikan, Sabetay Sevi’nin kurucusu oldugu, onu Mesih kabul eden, Yahudi mistisizmine ve Yahudi’lerin kitabi Kabala’ya dayanan bir inanctir.
Bir donem Yahudiler tarafindan sapik ve sapkin ilan edildikleri icin kendi istekleriyle Yahudi’likten cikip Islamiyet’e gectiklerini aciklamis olsalarda, gerek inanis ve gerekse uygulama acisindan Islamla pek ozdeslesmis durumda da degildirler.
Zaten Diyanet Isleri Baskanligi da, Sabetayciligi bir Islam Mezhebi veya tarikati olarak kabul etmez.
Cunku Sabataistler Islam’a gectiklerini aciklarken, diger yandan kendilerini Yahudilige bagli bir fraksiyon olarak tanimlarlar.
Fakat Yahudiler ve Turkiye’deki Yahudi Hahambasiligi da onlari resmi olarak Yahudi dinine bagli kabul etmemektedir.
Yahudi’ler ayrica Sabataycilarin nesebini “gayr-I sahih” olarak kabul eder.
Bu durumlariyla Islam’la Yahudi’lik arasinda bir yerde kararsiz bir vaziyette durmaktadirlar.
Taraftarlari “Sabataistler, Sabetayci, Avdedi, Donme ve Selanikli” gibi farkli isimlerle anilir.
Kutsal sehirleri Selanik’tir.
Turkiye’de Izmirli olarak bilinen “Kapaniler, Karakasiler ve Yakubi’ler” olarak 3 gruba ayrilirlar.

PEYGAMBER KISSALARININ AMACI
Kur’an  muhatabinin sahsiyetini  Kur’anda  Peygamberlerden  verdigi  orneklerle  insa eder.
Bunu yaparkende muhatabi olan insandan meleklik beklemez.
Ona bir insan oldugunu hatirlatir ve bir insan olan  peygamberleri ornek almasini ister.
Cunku onlar bir Peygamber olmalarina ragmen farkli bir muamele gormemisler, her hangi bir insan gibi her  turlu eza, cefa ve acilara maruz kalmislardir. Cunku onlar bizim icin birer ornektir.

….VE KISSALARDAKI HIKMETLER

HZ.ADEM ve IBLIS KISSASI:
“Hatayi yapip sonra itiraf eden” ile “hatada israr” edenin kissasidir.

HZ.IBRAHIM KISSASI:
“Hicbir ates, aski yakamaz”in semboludur.
Ki ask zaten, yanmamak icin yanmak degilmidir?

HZ.ISMAIL KISSASI:
“Teslim ol, kurtul” mesajidir.
“Allah’in emrine itaat eden” ile “verilen emre teslim olan” in kissasidir.

HZ.YAKUP KISSASI:
Hz.Yakup kissasi “Yitigine gozunu verecek kadar yanarsan, Misir’da da olsa kokusunu alirsin”in kissasidir.

HZ.YUSUF KISSASI:
Hz.Yusuf kissasi “Bir kisiden ne cikar ki?” diyenlerin dillerine Kur’an’in surdugu aci bir biberdir.

HZ.MUSA KISSASI:
Hz.Musa kissasi “Zulum ana rahmine kadar uzaninca, geriye yapacak birsey kalirmi?” diyenlere,
“Evet! Inanmayan Fir’avun’un sarayinda yetisen Musa’ya baksin” cevabidir.

HZ.DAVUD ve SULEYMAN KISSALARI:
“Yukselen zamanda  guc ve iktidara tapmadan nasil olunur” un cevabidir.

HZ.ZEKERIYYA ve HZ.YAHYA KISSALARI:
“Alcalan zamanda imanin onur ve izzetini korumak icin nasil kurban olunur” un yurek sizlatan belgesidir.

HZ.NUH KISSASI:
“Karada gemi yapan adam” kissasidir.
Alay ederler, tahkir ederler  ve “Delinin zoruna bak, denizi birakmis karada gemi yapiyor” derler.
KISSADAN HISSE:
Toplumsal davranislarla Ilahi irade arasindaki aktif iliskiyi kesfedemeyenler, Ilahi mudahelenin bir anda tum karalari denize cevirebilecegini hesaba katmazlar.
Karada gemi yapmak, butun bunlari pesinen goze almak demektir.
Nuh bir semboldur, herseye ragme karada gemi yapmayi surdurmenin sembolu.
Etraftakilerin lafina degilde, isine bakmanin sembolu.
Basiret ve ferasetle  “gurleyip gelen tufani gormenin”  sembolu.

HZ.EYYUB KISSASI
“Sabretmenin, sabrin sonunda selamete kavusmanin” kissasidir.
Ve Hz.Eyyub [as];  SABR’in Kur’andaki timsalidir.
KISSADAN HISSE:
Cesaret, herkesin korktugu bir zamanda ve yerde Donkisot’luk yapmak degildir.
Cesaret, herkes gibi sende korktugun halde, yapman gereken seyden asla vazgecmemendir.
Korksan bile isini yapmaya devam etmendir.
Hz.Eyyub soyle diyor:
“Seytan bana tarifsiz bir bezginlik ve terkedilmislik hissi verdi”.
Bu bir itiraftir. Ama Edebe bakiniz.
“Bezdim, bittim, biktim artik, burama dayandi, yetti gayri” demiyor.
Bunlari demiyor ve bu hissin Seytani bir durtu oldugunu biliyor, itiraf ediyor.
Eger bir hissi kendinizle aynilastirirsaniz, ona karsi mucadele edemezsiniz.
Yapmaniz gereken , once onun size ait olan bir sey degil, size musallat olmus bir sey oldugunu bilmenizdir.
Ancak onsan sonra o ic durtuye karsi mucadelede basari kazanabilirsiniz.
Ancak o zaman dizlerinize derman gelir.
Her zaman insanin yapmasi gereken  hareket bellidir:
“Ayagini yere vur”.
Yani “dus yola” ve davran bakalim”.
Bu zimnen sunu ifade eder:
Yan gelip yatma, ara derdinin dermanini; bak gor, mutlaka bulacaksin.
Cunku Allah’in yasasi bu!

Katolik dunyasinin merkezi Vatikan, 7 ölümcül günaha 7 günah daha ekledi. Nedeni eski günahların artık günün gereksinimlerini karşılamaması
Papalık, “İncil’de geçen ve Kilise’nin 6’ncı yüzyılda yorumladığı yedi ölümcül günah, artık yeterli değil. Günahları günümüz şartlarına uydurmamız gerekiyor. Yeni günahlar daha çok bireysel kapsamlı. Ayrıca, pedofili (çocuklara cinsel ilgi ve kürtaj] ada karşıyız” dedi.
İşte Vatikan’a gore cehenneme götüren 7+7 günah:
Doğrudan cehenneme yollayan eski günahlar:
1-Aç gözlülük
2-Tembellik
3-Öfke
4-Kıskançlık
5-Gurur
6-Şehvet
7-Hırs
Yeni eklenen günahlar:
1-Genetik değişiklik
2-İnsanlar üzerinde deneyler yapmak
3-Çevreyi kirletmek
4-Sosyal adaletsizliğe yol açmak
5-Yoksulluğa neden olmak
6-Uyuşturucu kullanmak ve satmak
7-Zenginlikle gösteriş yapmak

Hareket yeri: Dünya

Varış yeri:      Ahiret

Uçuş Saati:   Her an ve her dakika

Yolcu İsmi:    Abdullah Ademoğlu

Cinsiyeti:      Toprak

Adres:           Dünya

Yolcu beraberinde taşınması müsaade edilen eşyalar:

                      9 Metre beyaz bez

                      Salih amel

                      Hayırlı evlad duası

Not-1] Yolcu beraberinde başka bir eşyaya kesinlikle müsaade edilmez.

Not-2] Sayın yolcularımızın rahat ve güvenli bir yolculuk yapabilmeleri için,     

            K.Kerim ve Hadislerdeki talimatlara uymaları önemle rica olunur.

Not-3] Sayın yolcularımızdan, görevlilerce verilecek formlardaki aşağıdaki sorulara  

           doğru ve noksansız bir şekilde cevap vermelerini istirham ederiz.

1- Ömrünü nerede ve nasıl tükettin?

2- Gençliğini nerede ve nasıl geçirdin?

3- Servetin varsa, nasıl ve ne şekilde kazandın?

4- Mevcut servetini nasıl ve ne şekilde harcadın?

5- Allah[cc] için ne yaptın?Ahiret TUR
adına
Yetkili Müdür
Azrail BüyükMelek

Denenmesi mumkun olmayan alan, bilimin alani degildir.

Bilim adamlarinin giderek daha da dindarlasmasinin ve fizikle felsefenin daha fazla iliskilere girmesinin sebebi, bilimin durdugu noktada insan merakinin durmamasi, metafizige yonelmesidir.

Cunku objelerin bilgisi olan bilim, objeler alemiyle sinirlidir.

Bu alemin sinirini asan meraklarimizin ve sorularimizin cevaplari, deneyle, gozlemle ve olcumle arastirilamaz.

Bilim objektif ve notr oldugu icin ahlaki, manevi, felsefi ve estetik degerler uretemez.

Ornegin: Yolsuzlugun sebeblerini bilim tesbit eder.
Ama yolsuzlugun ahlaken kotu, adalet bakimindan haksiz olduguna ve duzeltilmesine bilim degil, manevi degerler karar verir.
Taha AKYOL

Insanoglu kendisine dunyaya hakim olmak gibi bir hedef koymus; ama hakim olma surecinde ruhunu kaybetmistir.

Humanizma bu hedefi karsilayamaz ve hayatin sorunlarini cevaplayamaz.

Cunku Humanizma “dinsiz insan merkezciligi” gibi bir anlam iceriyor.

Kisacasi dusunce acisindan bir kaosa yuvarlanmis gibiyiz.

Bu acidan, dine donus degil, dine dogru yukselis gereklidir.

Zira din dinamik bir olgu oldugu icin “geri donus” yanlis bir tanim olur.

Dinler, “Modern Maddeci Tutumlarla, Bencillikle ve Nihlizm’le” mucadele etmelidir.

Cunku din, daima gunluk yasamdan daha ustundur.


Alexander SOLZHENITSYN
 

Sonraki Sayfa »