Üc aylarin ikincisi olan Saban ayinin 15. Gecesi “Berat” kandilidir.
“Berat veya beraet” kelimesi “el-berâe” kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir.
“Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak” demektir.
“Berâet” iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir.
Mü’minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup İlâhî bağışa ermeleri umulduğu için de Berat Gecesi denmiştir.
Vergi ödendiği zaman nasıl ki vergi borçlusuna borcundan kurtulduğunu gösteren bir belge veriliyorsa, Allah’da Berat Gecesinde mü’min kullarına berat yazar.
Duhan Sûresinin 1-4. âyetlerinin Berat Gecesinden bahsettiği bildirilmektedir.
Âyetlerin meali şöyle:
“O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur.”
Kur’ân’ın bu gecede indirilmesi meselesine ise şöyle bir açıklama getirilmektedir:
Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir.
Buna “inzal” denilir.
Kadir gecesinde ise Peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır.
Buna da “tenzil” denilir.
Bu âyetler hakkında iki görüş vardır.
Çoğu tefsir bilginlerinin görüşüne göre, ayette bahsedilen bu mübarek gece Kadir Gecesidir.
Diğer bir grup alim ise; bu gecenin Berat Gecesi olduğunu söylemişlerdir.
Her iki tefsiri birleştiren diğer bir görüşe göre de, hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına Berat Gecesinde başlanmakta ve bu işlem Kadir Gecesine kadar devam etmektedir.
Berat Gecesinin özellikleri
Berat Gecesinin beş ayrı özelliği vardır.
1. Bütün hikmetli işlerin ayırımına başlanması.
2. Bu gecede yapılacak ibadetlerin diğer vakitlere nispetle kat kat sevaplı olması.
3. İlâhi rahmetin bütün âlemi kuşatması.
4. Allah’ın af ve bağışlamasının coşması.
5. Peygamberimize tam bir şefaat yetkisinin verilmiş olması.
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde Berat Gecesinin feyiz ve bereketini şu şekilde ifade etmektedir.
“Şâban’ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:
“İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım.
“Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim.
“Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim.
“Bu durum tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder.”
Bu gece af dışı kalanlar
Peygamber Efendimiz bu gecede af dışı kalanları şu hadisleri ile bildirmektedir:
1-Müşrikler [Allah'a ortak koşanlar]
2-Kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler.
3-Kâhin ve sihirbazlar
4-Cok kin güdenler
5-Içkiye düşkün olanlar
6- Anne babasına asi olanlar ve incitenler
7-Zinaya ısrarla devam edenler
Berat Gecesi ibadeti
Üç aylara ayrı bir ruh ve mâna içinde giren Peygamber Efendimiz özellikle Şaban ayına özel bir özen gösterir, başka zamanlarda görülmemiş bir derecede ibadete ve âhiret işlerine yönelirdi.
Bu ayın çoğu günlerini oruçlu geçirirken, geceleri de diğer gecelerden çok farklı bir şekilde ihya ederdi.
Bu nedenle bu gecenin “Namaz, Kur’ân tilaveti, Zikir, tesbih ve istiğfarla geçirilmesi” müstehaptır.
İmam-ı Gazali Hazretleri el-İhyâ’da isimli eserinde, Berat Gecesinde yüz rekât namaz kılınması hakkında bir rivayete yer verse de, Hadis âlimleri bu namazın sünnette yerinin olmadığını, böyle bir namazın Hicretten 400 sene sonra Kudüs’te kılınmış olduğu tesbitinde bulunurlar.
Hatta İmam Nevevi böyle bir namazın sünnette bulunmadığı için bid’at bile olduğunu ifade eder.
Bunun yerine kaza namazının kılınması daha isabetli olacaktır.
Bununla beraber kılındığı takdirde de sevabının olmadığı anlamına gelmez.
Berat Gecesi Namazı
Istendigi takdirde bu gece iki rekat namaz kılınır.
Birinci rekatta Fatiha okunduktan sonra kısa bir sure okunarak rükuya gidilir.
Rükudan doğrulur ve secdeye gidilir. Secdede uzun sure kalınır, bu konuda belli bir sınır yoktur.
İkinci rekatta da aynı şekilde Fatihadan sonra kısa bir sure okunur.
İlk rekatta olduğu gibi secdeye gidildiğinde yine uzun sure secdede kalınır. Gücünüzün yettiği kadar. Secdeden kalkılır tahiyatta okunacaklar okunur ve selam verilir.
Selam ile birlikte eller dua için alemlerin Rabbine kalkar…
Bu namaz hakkında Hz. Aişe şöyle nakletmiştir.
-”Efendimiz;Ya Aişe, bu gece bana izin verir misin”? dedi.
-”Olur” dedim. Kalkıp namaza durdu.
Ayakta durması hafif oldu. Fatiha suresini okudu; sonra da küçük bir sure okudu.
Gecenin yarısına kadar secdede kaldı.
Daha sonra ikinci rekata kaktı. Ayakta iken, birinci rekatta okuduğu kadar bir şey okudu.
Sonra yine secdeye vardı. Bu secdede dahi, tan yeri ağarıncaya kadar kaldı.
Secdede o kadar kaldı ki, bunun için Yüce Allah ruhunu aldı sandım. Kendisine yaklaştım. Hatta ayaklarına elimi sürdüm. Hareket ettiğini görünce rahatladım.
Secdesinde şöyle dediğini işittim:
“Azabından affına sığınırım.Dargınlığından rızana sığınırım. Senden sana sığınırım.
Şanın yücedir. Sen kendi zatını övdüğün gibi, seni övemem…”
Sonra kendisine sordum:
“Ya resulullah, bu gece secdende bir şeyler okuduğunu duydum. Bunları daha önce okuduğunu hiç duymamıştım.
Böyle demem üzerine, bana sordu:”Sen onları öğrenebildin mi”?
Bu sorusuna karşılık: “Evet” deyince, şöyle buyurdu:
“Onları hem sen öğren, hem de başkalarına öğret.”
Berat Gecesi Duası
Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:
“Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım,
Senden yine Sana iltica ederim.
Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin.”